Başkan Gök; Kıymetli hemşerimize destekleri için çok teşekkür ediyor
Ahi Emir Ahmed Bin Zeynül-Hacc’ın Türbesi Dikkat Çekiyor
Tarih araştırmacısı ve yazar İbrahim Denizli, Anadolu’da 13. yüzyılda gelişen Ahilik geleneğinin önemli temsilcilerinden Ahi Emir Ahmed Bin Zeynül-Hacc’ın hayatına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Sivas’ta yol ortasında bulunan türbenin ise birçok kişi tarafından fark edilmeden geçildiği belirtildi.
Sivas’ta yer alan ve günlük hayatın yoğunluğu içerisinde çoğu sürücü ve yaya tarafından fark edilmeden geçilen türbe, aslında Anadolu’nun en büyük ahilerinden biri olarak kabul edilen Ahi Emir Ahmed Bin Zeynül-Hacc’a ait. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan tarih araştırmacısı ve yazar İbrahim Denizli, Ahilik geleneğinin 13. yüzyılda Anadolu’da ortaya çıktığını ve bu yapının meslek ahlakı ile tasavvufi değerleri bir araya getiren önemli bir sosyo-ekonomik sistem olduğunu ifade etti.
Ahiliğin; helal kazanç, dürüstlük ve dayanışma esasına dayandığını vurgulayan Denizli, kaliteli üretim, müşteri memnuniyeti, cömertlik, alçakgönüllülük ve doğruluğun bu sistemin temel ilkeleri arasında yer aldığını kaydetti. Ecdadın asırlar önce kurduğu bu sistemin günümüzde “tüketici hakları” anlayışıyla benzerlik gösterdiğine dikkat çeken Denizli, Ahiliğin toplumsal düzen ve ekonomik hayat açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
“Ahi mektebinin önemli temsilcilerindendir”
Ahi Emir’in esnafı manevi bakımdan disipline eden önemli şahsiyetlerden biri olduğunu belirten Denizli, şu ifadeleri kullandı:
“Ahilik, 13. yüzyılda Anadolu’da gelişen, meslek ahlakı ile tasavvufi değerleri birleştiren, helal kazancı, dürüstlüğü ve dayanışmayı esas alan sosyo-ekonomik bir kurumdur. Temel ilkeleri; kaliteli üretim, müşteri memnuniyeti, cömertlik, alçakgönüllülük, doğruluk, yardımlaşma ve ‘elini, dilini, belini bağlı tutmak’ üzerine kuruludur. Ecdadımızın 13. yüzyılda kurduğu sistemi, biz bugün ‘tüketici hakları’ olarak hayatımıza yerleştirmiş değiliz.”
Denizli, Ahi Emir Ahmed’in Sivas’ın önemli Ahi velilerinden biri olduğunu ifade ederek, hayatına ilişkin bilgilerin sınırlı olduğunu ancak eldeki verilere göre 1262 yıllarında doğduğunun tahmin edildiğini belirtti. Muhtemelen Horasanlı olduğu değerlendirilen Ahi Emir Ahmed’in daha sonra Anadolu’ya gelerek önce Bayburt’a yerleştiği, ardından Sivas’a gelerek burada hayatını sürdürdüğü aktarıldı.
Vakfiyelerde isminin “Ahi Emir Ahmed Bin Zeynül-Hacc” olarak geçtiğini belirten Denizli, 1333 yılında vefat ettiğinin tahmin edildiğini ifade etti. Günümüzde ise türbesinin Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından onarıldığını ve ziyaret edilebildiğini söyledi.
Sivas’ta yol ortasında yer alan bu türbenin, hem tarihi hem de manevi değeriyle önemli bir miras olduğuna dikkat çekilirken, vatandaşların çoğu zaman farkına varmadan yanından geçip gitmesi ise dikkat çekici bir durum olarak değerlendiriliyor. Haber: H. Yavuz CANPOLAT